Uzun süredir yaralıyız ülkece. Her gün yitirdiğimiz birilerini, yaşadığımız acı olayları anmaktan günü yaşayamaz hale geldik. Sağ olsun sosyal medya bu duyguyu bize dibine kadar yaşatıyor, hiçbir şeyi unutmamıza izin vermiyor, bizi içten içe çürüten bir pasla kaplanmamıza neden oluyor. Dışarıdan demir gibi sağlam görünsek de elinizi sürdüğünüzde delinen, parçalanan bir demir haline geliyoruz. Artık gün içinde yaşadığımız güzelliklerin bile tadını çıkaramaz, keyifli bir an yaşayamaz, hatta gülemez olduk. Tam da “bugün şanslıyız, geçmişten gelen bir acı hatıra yok yakamıza yapışan” dediğimiz an, gün içinde…“Yaralı – Sosyal Medyadan Olabildiğince Uzak Durmalıyız” yazısını okumaya devam et

Hangi Sektör Sizden Ne İster ya da “Has Sektör”

Şimdi sizlere aklıma gelen bazı sektörlerle ilgili bilgiler vereceğim. Bazı sektörlere doğrudan olmasa da ben de hizmet ediyorum, bazı sektörlerde ise çok yakın arkadaşlarım çalışıyor, haliyle aranızda bana sövecek olanlar varsa da kabulümdür! Gıda Sektörü: Senin sürekli ürün tüketmeni ister. Kanunen zorunlu kalmadıkça bu ürünler nedeniyle hasta olup olmadığınla ilgilenmez. Obeziteden ölmemen gerektiğini bilir o yüzden yancı sektörlerle işbirliği yapar, bir yandan çok yemeni sağlarken diğer yandan seni zayıflatmak için uğraşır. Sağlık Sektörü: Senin sürekli hasta olmanı ister. Önleyici tedbirler yerine hastalığı teşhis ve tedavi…“Hangi Sektör Sizden Ne İster ya da “Has Sektör”” yazısını okumaya devam et

Yepisyeni Bir Yıl – Aşk Diliyorum

  Her yeni yıl başlangıcında bazı insanlar yeni yıldan bir çok şey bekler, anlam yükler. Bazıları ise yeni yılın yeni bir takvim tarihinden ibaret olduğunu söyleyip ona gereksiz anlam yüklenmemesi gerektiğini iddia eder. Aslında herkes haklı. Diyeceksiniz ki “sen de Nasreddin Hoca gibi oldun”, siz de haklısınız. İşin islami boyutuna hiç girmeyeceğim çünkü yazı uzayıp gidecek hem de gereksizce. Çünkü dini yönden yeni yıl kavramına itiraz edenlerin bir çoğu yeni yılı hristiyan adeti olarak düşündüğü için karşı çıkar (ki olay gerçekten sadece kullanılan takvimle ilgilidir)….“Yepisyeni Bir Yıl – Aşk Diliyorum” yazısını okumaya devam et

Evet, oyumu HDP’ye vermiyorum. Peki ama neden, hele bir sor? Bir kere en başta diyeyim, HDP ile renklerimiz uyuşmuyor, asla da uyuşmayacak. Evet, ana dilde eğitimi destekliyorum, ama devletin resmi dilinin halen Türkçe olarak kalmasını istiyorum. Evet, yerel yönetimlerde özgürlükten yanayım, tüm yerel yönetimlerin halka hizmet ederken merkezi yönetimden bağımsız karar alabilme özgürlüğünü savunuyorum, ama bir eyalet sistemi ya da benzeri özerklikten yana değilim. Evet, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abhaz, Muhacir, Göçmen, Ermeni, Rum, Yahudi, Çingene, Suriyeli ayrımı yapılmasına karşıyım, ama Kürt milliyetçiliğini desteklemiyorum (çok…“Ne demek oyumu HDP’ye vermiyorum!” yazısını okumaya devam et

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Önemli olan ne kadar hızlı vardığınız değil, nasıl vardığınız… Trafikte aşırı hız yapmayın! Çünkü Trafik Hayattır! Aşırı hız son yıllarda kazaya sebep olan unsurların başında yer alıyor. Özellikle gençlerin yaptığı trafik kazalarının çoğu aşırı hız nedeniyle meydana geliyor. Doğuş Otomotiv’in kurumsal sorumluluk markası Trafik Hayattır, ‘aşırı hız’ı konusunu ana mesajları arasına alarak projelerini kurguluyor. Dünya Sağlık Örgütünün raporuna göre trafik kazalarındaki ölümlerin yaş grubu analizinde diğer ölüm nedenleri arasında 15-29 yaş grubu birinci sırada yer alıyor.   Bu durum gençlere yönelik trafik güvenliği kampanyalarının acil…“Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!” yazısını okumaya devam et

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Hepsi bizim yakınımızdı ki… Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi. Ertesi gün çocukların hiçbiri okula gelmedi… 13 Mayıs 2014, Çarşamba… Kömür madenleriyle bilinen Soma kasabasında meydana gelen elim facianın ertesi günü… Soma’da görev yapan öğretmenler “o gün…“Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!” yazısını okumaya devam et

2015 geliyor, o halde hoşgelişler ola! #birhayalimvar #2015

Ve 2015 kapımıza dayandı. Her yıl olduğu gibi 2014 yılı da bir çoğumuz için ardından lanetler okutarak geçip gidiyor. Güzelliklerini de inkar etmemek gerekir. Acısıyla tatlısıyla bir yıl daha geçti gitti ömrümüzden. 2015 yılından tek bir beklentim var, gerisi boş laf:    Her bireyin beynini kullanabildiği, kendi yaşam müziğini özgürce söyleyebildiği mutlu bir yıl dilerim…

Türkiye’de İş Güvenliği mi dediniz? #işgüvenliği #işkazaları

    Ülkemizde her yıl bir çok iş kazası meydana geliyor. Ben sizlere kaza istatistikleri falan vermeyeceğim, bu kazalara ait veriler bir çok gazete ve haber sitelerinde mevcut. Hatta okuduğum bir habere göre iş kazaları veri bankası oluşturulmuş durumda. Hemen hemen her gün iş kazası haberleri duyuyoruz, özellikle bir dönem tersanelerdeki ölüm haberleri sürekli gündemdeydi. Yakın geçmişte Soma’da yaşadığımız iş kazası(!) sonucu kaybettiğimiz 301 madencinin acısı tazeyken bu kez de İstanbul’un göbeğinde bir gökdelen inşaatında asansör kazası sonucu 10 insanımızı kaybettik.    Bir çok iş…“Türkiye’de İş Güvenliği mi dediniz? #işgüvenliği #işkazaları” yazısını okumaya devam et

Dünyanın Hayran Kaldığı Üniversite

    LYS maratonu sona erdi. Öğrencileri, bir yıllık hazırlık sürecinin ardından, sınavdan sonraki en zorlu aşama olan üniversite tercihleri bekliyor. Geleceklerini tamamen etkileyecek bu tercih sürecinin genç bir insan için ne kadar heyecan verici ve aynı zamanda stresli olduğunu kendi üniversitemi seçtiğim dönemi hatırlayınca fark ettim.   Derken, merak edip üniversitelerin şimdiki puanlarına baktım ve eğitim-öğretim kalitelerini, imkanlarını inceledim, bir öğrencinin geleceğine ve öğrencilik hayatına neler katabileceğini düşündüm. Tıpkı öğrencilik yıllarıma geri dönmek gibiydi. Çok iyi karar verilmesi gereken bir süreç. Araştırdığım üniversiteler arasında…“Dünyanın Hayran Kaldığı Üniversite” yazısını okumaya devam et

İyilik denk geldi!

  Bugün başıma gelen bir şeyi paylaşacağım sizlerle. Öğleden sonra Beşiktaş’taydım. Eve dönmeden Kabataş’a uğrayıp bir şey almak istedim. 50 yaşlarında, kavruk tenli, kirli sakallı tekerlekli sandalyedeki bir adam banka girişine yakın bir yerde kaldırımda duruyordu. Gelen gidene elini uzatıp bir şeyler söylüyor ve bir yerleri işaret ediyordu. İnsanlarsa sanki vebalı gibi ondan uzaklaşmaya çalışıyordu. Aslında yolda yürürken ısrarcı dilenciler hep beni bulurlar.Alnımda yazan enayi damgasından olsa gerek. Ama nedense bu adam dikkatimi çekti, yanaştım, kulaklığımı çıkardım söylediklerini işitmeye çalıştım, açıkçası ne söylediğini duyamadım. Bu…“İyilik denk geldi!” yazısını okumaya devam et