Ben Atatürkçü Değilim

Kategoriler Hayat0 yorum
“Yanılmış olmak hiçbir zaman ayıp değildir. Atatürk hayatta iken, onun başarmak istediği devrim atılımlarına karşı direnenleri düşüncelerinden ötürü kınamak aklımızdan geçmez. Bir Rauf Orbay, bir Kazım Karabekir, bir Mehmet Akif, bir Halide Edip toplum yapısında Atatürk’ün giriştiği yenileşme çabalarını, belki ayrı ayrı nedenlerle yersiz, zamansız ya da gereksiz buluyorlardı. Bunlar düşüncelerini gizlememişler, dalkavukluğa sapmamışlar, bir köşeye sinip oturmamışlar, Atatürk’e açıkça “seninle hemfikir değiliz!” demişlerdir, diyebilmişlerdir. Bu itibarla Atatürkçü olmadıklarını saklamayan eski devrim muhaliflerini biz bugün de saygı ile anıyoruz. Hepsi de mert, soylu, samimi insanlardı. Fikirleri yüzünden çok çektikleri halde, onlardan kimi, sonraları yanıldığını kabul etmiş ve hiçbir zorunluğu olmadığı halde, Atatürk’ün ölümünden sonra, bunu gene mertçe itiraftan çekinmemiştir.

Fakat Atatürkçülüğe açıkça karşı çıkmayan, karşı çıkmadığı için de Atatürkçülük maskesi altında sinsi sinsi Atatürkçülüğü soysuzlaştırmaya çaba gösteren günümüz yobazlarına ne dersiniz? Ölümünden kısa bir süre sonra büyük Türkün adını yıpratmak uğruna göze aldıkları deneme ilkin onları ürküttü. Karşılarında dimdik Atatürk gençliğini bulmuşlardı. Atanın ölüsünü de yenemeyeceklerini anladılar, ödleri koptu, sus pus oldular. Ama çok partili hayata geçildikten sonra bunların yeni bir taktiğe başvurduklarını görmekte gecikmedik. Atatürk’ün adına karşı halkın, hem adına, hem eserine karşı da zinde kuvvetlerin beslediği bağlılık duygusunu kıramıyorlar ya, o halde Atanın adını sihirli bir kalkan gibi ellerine alacaklar ve bu kalkanın ardına sığınarak adım-adım hedeflerine doğru yürüyecekler.

Bu hedef, Türkiye’nin yönünü tersine çevirmekti. Ne demekmiş çağdaş uygarlık? Ne demekmiş fikir özgürlüğü ? Biz tarihine, geleneklerine bağlı, yüzde 99 müslüman bir millet değil mi idik? Türkiye Büyük Millet Meclisi açılacağı 23 nisan 1920 günü Hacıbayram’da dua eden Atatürk değil mi idi? Türk gençlerine damarlarındaki asil kana güvenmesini Atatürk hatırlatmamış mıydı? 1924 İzmir İktisat Kongresi’nde yurdumuzun ancak özel sektörle kalkınacağını Atatürk söylememiş miydi? Sonradan devletçiliği “Özel sermayenin yapamayacağını yapmak” diye tanımlayan gene Atatürk olmamış mıydı?

Böylece büyük kahramanın ömrü boyunca nefret ettiği ve bütün gücü ile bizi kurtarmaya çalıştığı dogmacılığı şimdi gericiler O’nun adına sığınarak yeniden tam anlamı ile hortlattılar. Gericiler bu yolda o kadar ileri gittiler ki bugün Ayasofyanın camiye çevrilmesini isterken bile gözlerimizin içine baka baka “Atatürk sağ olsa O da böyle düşünürdü!” demekte hiçbir sakınca görmüyorlar.
 
Atatürk’ün yüce adını maskara olmaktan kurtarmak için bari biz bu adamlara karşı durmasını bilelim ve göğsümüzü gere gere onlara seslenelim: Çağdaş uygarlığa sırt çevirmek Atatürkçülükse, biz Atatürkçü değiliz.
Hayatta en hakiki mürşit ilim değilse biz Atatürkçü değiliz. Vicdan ve fikir özgürlüğü doğruyu aramak, doğruya inanmak, inandığımızı savunmak hakkını bize vermiyorsa biz Atatürkçü değiliz. Ulusal bağımsızlık başkalarının uydusu halinde yaşamak anlamına geliyor ve halkçılık ilkesi halkın bir mutlu azınlık elinde cennet vaadleri ile ömrü-billah sömürülmesi sayılıyorsa biz Atatürkçü değiliz!
 
Onlara bunu söyliyelim. Bıkmadan usanmadan her gün söyliyelim. Atatürk’le de Atatürkçülükle de hiçbir ilişkileri olmadığını ispat edene dek söyliyelim.”
 
Nadir Nadi 
Cumhuriyet Gazetesi, 16 Aralık 1965
 
Evet arkadaşlar, günümüz Türkiyesi’nde yaşananları gördükten sonra Nadir Nadi üstadın 1965 yılında yazdığı bu yazının altına imzamı atarım. Bulabilirseniz, Nadir Nadi’nin Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinde yayınlanmış yazılarından derlenen bu kitabı okumanızı öneririm.
 
Ayrıca sizlerden ricam, lütfen bana Kemalist, Atatürk, Atatürkçülük vs. gibi grupların, hesapların davetlerini göndermeyin. Boş boş konuşmaktan, ona buna küfür etmekten başka bir şey yapmayan, birkaç tane Atatürk karşıtı kıytırık sitenin, videonun gösterime kapatılması için oy kullanan, saçma sapan mesajlar yazan, Atatürkçülük adına ona buna hakaretler edenlerle aynı safta olmak istemiyorum.

Kim söylemişti hatırlayamadım ama şöyle bir laf vardır; “Atatürk ve Atatürkçü arasında Süt ve Sütçü arasındaki kadar benzerlik vardır”. 
 
Evet, beğenseniz de beğenmeseniz de 
 
“Ben Atatürkçülük diye uydurma bir kalıba, sıfata inanmıyorum…”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir